İçeriğe geç

Piran, Sloven kıyısında Venedik esintisi

Piran'da yapılacak en güzel şeyler: Tartini Meydanı, şehir surları, kayalardan denize girmek, taze balık ve gün batımı, kendi gezilerimden notlarla.

Piran, istesen de istemesen de seni yavaşlatan türden bir yer. Kıyı boyunca giderken kısa bir mola için uğramıştım, sonunda geceyi orada geçirdim. Çünkü günübirlikçiler gidip ışık altın rengine dönünce kasaba, kalanlara kalıyor. Piran’da yapılacak en güzel şeylerin hepsi on dakikada baştan başa geçebileceğin minnacık bir eski şehrin içinde, ve tam da bu yüzden işe yarıyor.

Piran görülmeye değer mi?

Evet, üstelik çoğu kişinin burada geçirdiği birkaç saatten fazlasını ayırırdım. Piran, tesadüfen Slovenya’da olan bir Venedik kasabası. Kırmızı çatılar Adriyatik’teki bir burna doğru aşağı dökülüyor, bir çan kulesi de hepsinin üzerinde nöbet tutuyor. Küçük, yürünür ve neredeyse her köşesi güzel görünen o nadir yerlerden.

Beni asıl kazanan şey telaşın olmayışı. Dev tatil köyleri yok, görülmesi gereken uzun bir liste yok. Yürüyorsun, yüzüyorsun, yiyorsun ve suyun kenarında oturuyorsun, bütün olay da bu zaten.

Tartini Meydanı ve eski şehir

Tartini Meydanı her şeyin kalbi. Pastel renkli binalarla çevrili, açık renk taştan oval bir meydan. Burada doğan besteci Giuseppe Tartini’nin adını taşıyor. Heykeli ortada duruyor, akşam olunca meydan scooter’lı çocuklar ve bir şeyler içmeye çıkan insanlarla doluyor.

Meydandan arkadaki sokaklara dal. Piran’ın eski şehri dar sokaklardan, kemerli geçitlerden ve birbirine yaslanmış panjurlu yüksek evlerden oluşan bir yumak. Belirli bir düzeni yok, ben de bir yön seçip kendimi yokuş yukarı ya da suya doğru çekilmeye bırakıyorum. Her seferinde beklemediğin bir manzaranın olduğu bir yere çıkıyorsun.

Piran şehir surları ve tepedeki kilise

Tek bir tırmanış yapacaksan, onu Piran şehir surlarına yap. Eski savunma surları çatıların üzerindeki tepede duruyor. Küçük bir ücretle bir kısmında yürüyüp kulelere çıkabiliyorsun. Yukarıdaki manzara tam da geldiğin şey: altında serilmiş bütün kasaba, liman, deniz ve uzakta Hırvatistan kıyısı.

Yukarı çıkarken, tıpkı Venedik’tekine benzeyen yüksek Venedik çan kulesiyle Aziz Yorgi Kilisesi’nin önünden geçiyorsun. Kilisenin yanındaki terasta durmak için birkaç dakika ayırmaya değer, orası sana çatıların üzerinde daha alçak ama yine de muhteşem bir manzara veriyor.

Yüzmek, balık ve gün batımı

Piran’da kumsal yok. İnsanlar sahil boyunca ve burnun çevresindeki beton platformlardan ve kayalardan denize giriyor, su da güzel bir serinlikte ve berrak. Sıcak bir günde buradaki en sevdiğim şey bu: düz bir kaya bul, çantanı bırak ve suya gir. Kaygan taşlarda rahat edeceğin bir çift sandalet ve bir havlu getir, gerisi kendiliğinden geliyor.

Yemek için denize yakın kal ve basit tut. Burası bir balıkçı kıyısı, o yüzden günün taze balığını, ızgara kalamarı ya da bir tabak küçük kızarmış balığı söyle, yerel zeytinyağını da atlama. Yanında bir kadeh beyaz şarap ya da bir kahve al, acele etme. Fiyatlar tam ana meydanda tırmanıyor, ben de genelde bir iki sokak geride yiyorum, orada hem daha ucuz hem de masaların çoğunda yerliler oturuyor.

Bir de gün batımı var. Kasabanın ucundaki deniz fenerinin olduğu burna yürü, yerliler ellerinde içecekle kayalarda toplanıyor. Güneş dümdüz Adriyatik’e iniyor, bu da denize yakın değil, denizin tam içinde olduğunun en net hatırlatıcısı.

Günübirlik mi, konaklama mı

Piran’ı günübirlik gezebilirsin, pek çok kişi de bunu Ljubljana’dan ya da İtalya’da sınırın hemen ötesindeki Trieste’den yapıyor. Ama bence bir gece kalmak daha iyi. Kasaba akşam boşalıyor, restoranlar sakinleşiyor ve sabahleyin surlar ile meydan neredeyse tamamen senin oluyor.

Arabaların eski şehre giremediğini unutma. Kenarda park edip içeri yürüyorsun ya da birkaç dakika süren servis minibüsüne biniyorsun. Hafif eşya al, düz taşta rahat yürüyecek ayakkabı giy ve kaybolmak için vakit bırak.

Piran, kıyının geri kalanıyla ve iç kesimdeki göller ile dağlarla güzel gidiyor. Daha fazla rota ve fikir için Slovenya rehberlerime göz at ya da denizi Alpler’le değiştirmek istiyorsan Bled Gölü rehberimi oku.

Sikca sorulan sorular

Piran görülmeye değer mi?

Evet. Piran, kısacık Sloven kıyısının en güzel kasabası. Venedik tarzı bir eski şehri, deniz manzarasını ve güzel balığı bir öğleden sonrada gezebileceğin bir alana sığdırıyor. İnsanlara hep geceyi orada geçirmelerini söylerim, çünkü günübirlikçiler gidince kasaba tamamen değişiyor.

Piran için kaç saat gerekir?

Yarım gün ana yerleri görmeye yeter: Tartini Meydanı, şehir surları, küçük liman ve deniz fenerinin olduğu burun. Ben tam bir gün ya da bir gece kalmayı tercih ediyorum ki yüzüp, acele etmeden yemek yiyip gün batımını yakalayabileyim.

Piran'da yapılacak en güzel şeyler neler?

Tartini Meydanı'nda ve arkasındaki dar sokaklarda dolaş, manzara için surlara tırman, kayalardan denize gir, suyun kenarında taze balık ye ve gün batımı için burna yürü. Küçük bir yer, bu yüzden keyfin çoğu sadece orada olmakta.

Piran'da denize girilir mi?

Girilir ama kumsal yok. İnsanlar sahil boyunca ve burnun çevresindeki beton platformlardan ve kayalardan denize giriyor. Su temiz ve berrak, sıcak bir günde buradaki en sevdiğim şeylerden biri bu.

Ljubljana ya da Trieste'den Piran'a nasıl gidilir?

Ljubljana'dan kıyıya arabayla ya da otobüsle yaklaşık iki saat sürüyor. İtalya'daki Trieste'ye ise çok daha yakın, bir saatin altında. Arabalar eski şehre giremiyor, bu yüzden kenarda park edip yürüyorsun ya da servis minibüsüne biniyorsun.

Piran pahalı mı?

Piran, Slovenya'nın daha pahalı tarafında, özellikle yazın sahildeki restoranlar için. Slovenya euro kullanıyor. Ben masrafı, ana meydandan biraz uzakta yiyerek ve kahvemi yerlilerin içtiği yerde içerek düşük tutuyorum.